Define Hikayeleri – Tılsımlı ve Yaşanmış Hikayeler

Define hikayeleri, define arayan kişiler arasında oldukça yaygın şekilde bilinen pek çok öykü ve kurmacadan ibarettir. Büyük bir kısmı yalan, dolan ve kulaktan kulağa yayılan efsanelerden oluşur. Genellikle işe yeni başlayacak kişilere şaka amaçlı anlatılan bu olaylar, gerçekmiş gibi lanse edilir.

Definecilik işlerine yeni başladıysanız eğer ve yakın çevrenizde bu işler ile uğraşan kişiler varsa muhakkak sizlerde duymuşsunuzdur. Özellikle “tam kazıyorduk ki bir ses duyduk ile başlayan ve sonrasında kişinin hayal gücüne göre şekillenen farklı olaylar ve hikayeler mevcuttur. Sizlere bu yazımızda bir hikaye anlatacağız ve inanıp inanmamak konusunu tamamen sizlere bırakacağız. Ancak şunu bilmek gerekir ki, doğru veya gerçek ne olursa olsun bu tür durumlarda tedbiri elden bırakmamak ve gerektiği gibi hareket etmek her kişinin yapması gerekendir.

Tılsımlı Define Hikayeleri

Yaşanmış hazine hikayeleri arasında 1975 yılında Balıkesir’de geçen bir olayı anlatıyorum. 2 dere arasında bulunan bir köy evi çok eskiden kullanılmış ve sonrasında atıl vaziyette bırakılmış. Evin her yeri berbat durumda iken sadece demir kapısı ilk günkü gibi duruyormuş. Buna istinaden geceleri ışık yandığını söyleyen köylülerde varmış. 3 kafadar köy kahvesinde bu iddiaların akabinde artık orada bir define olduğuna inanmışlar ve oraya gitmişler. Odaya giren yukarıda ay, yıldızları gören arkadaşlar, kendilerince doğru buldukları yeri kazmaya başlamışlar.

define hikayeleri
Yaşanmış define hikayeleri

Zaman geçtikçe kazacakları yer daha bir zorlamış onları. Bir zaman sonra artık sonuna geldiklerini düşündüklerinde tam kazmayı vurmuşlar ve birden deprem olmuş, her yer sallanmış. Yaktıkları fenerler devrilmiş kırılmış, arkadaşların her biri bir oraya bir buraya doğru birbirlerinden kopmuşlar. Yukarıya bakan kişiler ise ay ve yıldızları görememiş. Hatta orada çatıda kan damlacıkları gibi izler görmüşler. Hemen koşmuş ve oradan kaçmayı başarmışlar.

Define hikayeleri yaşanmış konusunda arkadaşlar birkaç ay olayın şokunu atlattıktan sonra yine denemeye karar vermişler. Köyün imamı ile birlikte yine gitmişler. İmam bir horoz ve birkaç kül ile birlikte eve girmiş, külleri odaya serpmiş horozu bağlayıp yarın tekrar geleceğiz demiş. Bunun üzerine yarın akşam tekrar geldiklerinde ortada ne horoz ne de ip varmış. Yere baktıklarında ise bebek izleri görmüşler. Durumu anlayan imam, bu hazineye sahip olmaları için kendi kanlarından bir bebek kurban etmeleri gerektiğini anlatmış. Buna cesaret edemeyen arkadaşlar için olay orada kapanmış.

Bu konuya oldukça aşina olan kişiler için bu hikaye aslında gerçeğe en yakın hikayedir. Çünkü her anlatımda ve öyküde 3 harfliler tarafından korunan bir olay muhakkak ki vardır. Sizlerde etrafınızda bu tür define dolandırıcıları hikayeleri duyabilirsiniz. Hangisinin gerçek, hangisinin yalan olduğunu ise anlamak gerçekten güçtür.

“Göz define işareti” yazımızı okumak için burayı tıklayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir